Şair ve fikir insani Sezai Karakoç'a fahri doktora

Törene katılan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Metafizik yoksa medeniyet yoktur.

Şair ve fikir insani Sezai Karakoç'a fahri doktora
24 Eylül 2021 - 23:47

Törene katılan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Metafizik yoksa medeniyet yoktur. Metafizik temelleri olmayan toplumların medeniyet üretmesi muhtemel değildir. Sistem üretebilirler, değişik modeller üretebilirler fakat uygarlık üretemezler" dedi. 

İstanbul Üniversitesi kadar Rektörlük Doktora Salonu'nda düzenlenen törenle şair Sezai Karakoç fahri doktora unvanı verildi. Törene İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Prof. Dr. İbrahim Kalın, Ak Parti Eskişehir Milletvekilleri Prof. Dr. Nabi Avcı, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, dekan ve öğretim üyeleri katıldı. Törenin ardından "Sezai Karakoç'a Hürmet" paneli düzenlendi. Doktora töreni "Diriliş Eri Sezai Karakoç" adlı belgeselin gösterimi ile başladı. 

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Karakoç'un hayatını anlattı. Ak, "İstanbul Üniversitesi olarak Türk şiirine ve düşünce hayatına yaptığı katkılar dolayısıyla Sezai Karakoç'a fahri doktora payesi vermekten şeref duyduğumuzu maddeler halinde sıralamak isterim. Panelimize kıymetli katkılarını sunan kıymetli bilim insanlarına da teşekkür ederim" dedi.

"BÜYÜK ZIHIN AKIMLARI EDEBİYAT VE ŞİİR ÜZERİNDEN YÜRÜMÜŞTÜR"

Rektör Ak'ın peşinde törende konuşan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Sezai Karakoç'u ele alırken mefkuresini ve politikasını birlikte değerlendirmek gerekir. Bunlar katiyen birbirinden ayrı kopuk şeyler değildir. Bizde, bilhassa modernleşme dönemimizde, büyük us akımları edebiyat ve şiir üzerinden yürümüştür.  Her bir şairimiz siyasi yelpazenin neresinde olursa olsun hem bir fikrin savunucusudur, sahibidir fakat bunu bir edebiyat formu üzerinden gerçekleştirmiştir. O yüzden Sezai Karakoç'ta da bunu bakmak fazla hayret verici yok. Fakat o meftunenin ve politikanın nasıl bir etkileşim içerisinde olduğu birbirini nasıl beslediği bize gerçekte fikir ve sanat arasındaki ilişki hakkında da birtakım önemli görüşler verir. Sezai Karakoç'ta belki de gördüğümüz en kayda değer hususlardan bir tanesi her büyük sanatçının gerisinde bir büyük fikrin olduğu gerçeğidir" ifadelerini kullandı. 

"DİRİLİŞ AYNI VAKIT DA BİR UYANIŞTIR"

"Gelenekle olan canlı ilişkisi Karakoç'un bizim sanat dünyamıza kazandırdığı manâlı görüntü açılarından bir tanesidir" diyen Kalın, "Diriliş kelimesinin modern dönemde açıklama edilip kurgulanması da Sezai Karakoç'un bir tarafta geleneğin başlıca gövdesine bağlı kalırken, bunu ifade biçimini çağının diliyle yapabilme kabiliyetine sinyâl eder. Diriliş aynı süre da bir uyanıştır. Bir çağrı, itiraz, isyandır. Zaten kendisi de dirilişi, bir devingen işlem olarak tanımlamaktadır. Kendi ifadesi ile 'Diriliş ruhun açtığı bu aralıksız savaşı sürdürme ve bu savaştan durmadan başarılı çıkma demektir. Allah'a inanıyorum. Ben bir diriliş işçisiyim. Allah kentinin işçisiyim' der" diye konuştu. 

"METAFİZİK YAHUT MEDENİYET YOKTUR"

"Uygarlık bir dünya görüşünün ve varlık tasavvurunun vakit ve mekanda şekillenmiş, somutlaşmış halidir" ifadelerini kullanan Kalın, "Bu manada biz medeniyeti onu metafizik temellerinden ayrı düşünemeyiz. Metafizik yahut medeniyet yoktur. Metafizik temelleri olmayan toplumların medeniyet üretmesi muhtemel değildir. Sistem üretebilirler, değişik modeller üretebilirler fakat uygarlık üretemezler. Medeniyet ama kökleri metafizik temellere dayandığı zaman ortaya meydana çıkan bir mefkureyi, bir varlık anlayışı ve dünya görüşünü ifade eder. Karakoç'ta da gördüğümüz gibi medeniyetin bu metafizikle olan köprü bağı bizim tarihle ilişkimize de ayrı bir boyut kazandırır. Çünkü Karakoç'un gelenekle kurduğu ilişki tarihsel yok ilkeseldir. Yatay değil dikeydir" diye konuştu.

Kalın sözlerini şöyle sürdürdü, "Türk solunun toplumculuğu metafizik köklerinden kopartması Anadolu İslamı'na ve toplumuna aleyhinde bir yabancılaşma ile sonuçlandı. Bunu geçmek için Kemal Tahir gibi İdris Küçükömer gibi bambaşka teşebbüsler oldu lakin genellikle acayip bir şekilde toplumla tartışma eden bir toplumculuğun ortaya çıktığını görüyoruz. Karakoç'ta ise bu metafizik köklerden nedeniyle Anadolu insanı ile toplumcu ve siyasal sorumluluğu içeren şair kimliği ile toplumla daha dinç bir ilişki içerisinde olma gayreti içerisinde olduğunu söyleyebiliriz" şeklinde konuştu. 

Açıklayıcı bir şekilde Haberin detayları ve genel bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde hemen anlık güncellenecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum