Başlangıç safhasındaki hemoroidde cerrahi tedavi gerekmiyor

Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında bulunan Bayındır Afiyet Grubu'ndan yapılan açıklamaya tarafından, jurnal hayatı negatif etkileyen, ırk aralarında hemoroid olarak da aşina hemoroid her yaşta ortaya çıkabiliyor.

Başlangıç safhasındaki hemoroidde cerrahi tedavi gerekmiyor
08 Aralık 2021 - 11:10

Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında bulunan Bayındır Afiyet Grubu'ndan yapılan açıklamaya tarafından, jurnal hayatı negatif etkileyen, ırk aralarında hemoroid olarak da aşina hemoroid her yaşta ortaya çıkabiliyor. Özellikle 45 ile 65 yaş aralığındaki yetişkinler ve hamile kadınlarda daha fazla rastlanıyor.

Açıklamada görüşlerine yer bahşedilen Bayındır Söğütözü Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Hakan Gökbayır, basur tedavisine geç kalınma sebepleri aralarında, hastaların en sık yaptığı hatalardan biri olan utanma duygusu sebebiyle muayeneye gitmekten kaçınmaları olduğunu belirtti.

Hemoroidin anüs bölgesindeki toplardamarların genişlemesi anlamına geldiğini ifade eden Gökbayır, "Hemoroid anüs çevresi ve rektum dediğimiz anüs iç kısmında oluşuyor. Köken aldığı yere tarafından hemoroidler ikiye ayrılıyor; anüs çevresinden köken alanlar 'dış basur' ve anüs iç kısmından köken alanlar 'iç mayasıl' olarak sınıflandırılıyor. Keza iç hemoroidler kendi içinde 1'den 4'e dek evrelendiriliyor. 1 açılış, 4 en ileri faz olarak kabul ediliyor." açıklamasında bulundu.

Gökbayır, hemoroidin nedenlerine dair şunları kaydetti:

"Kalıtsal nedende, mayasıl ve mirasçı gibi toplardamar genişlemesinin sebep olduğu rahatsızlıklar genetik yatkınlıkla çocuklara aktarılır. Hemoroid hastalığının en kayda değer nedeni kabızlıktır. Kabızlık sebebiyle tuvalette aşırı ıkınma makattaki toplardamar basıncını artırarak genişlemeye sebep olur .Gebelikte ise gebe kadınlarda sık görülen konstipasyon yanı sıra rahim kısmında bebek büyüdükçe gelişen basınç toplardamarlara baskı yapar. Bu durum kadınlarda mayasıl oluşumu riskini artırır. Obezite nedeni ise diğerleri değin tehlike taşımasa da fazla kilolu insanlarda da toplardamar genişlemesi sık görülür."

- "BAŞLANGIÇ SAFHASINDAKİ HEMOROİD RAHATSIZLIKLARINDA CERRAHİ TEDAVİ GEREKMİYOR"

Hakan Gökbayır, hemorodin çoğunlukla ilk aşamada bulgu göstermediğini ancak ilerleyen dönemlerde bir takım belirtilere neden olduğunu ifade ederek, belirtiler görüldüğünde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiği vurguladı.

Gökbayır, hemoroide niçin olan belirtilere ilişkin şunları kaydetti:

"İç basur hastalarında en sık görülen bulgu açık kırmızı renkteki kanamadır. Tuvalet kağıdında, dışkıda veya dışkılama sonrası klozete damlama şeklinde görülür.
Anüste ele gelme durumu keza iç keza de dış mayasıl hastalarında en bariz bulgulardan biridir. Dış mayasıl hastalarında anüs çevresinde meme oluşumu olarak görülür. İç basur hastalarında ise daha çok ilerleyen evrelerde şişlik ortaya çıkar.

İç hemoroid hastalarında ilk başlarda sızı genelde olmaz. Fakat ileri evrelerde sancı şikayeti oluşmaya başlar. İç ve dış hemoroidlerde, uzun süre sabit oturma - ayakta durma veya anal bölgeyi üşütme sonrası kan akımı tamamen yavaşlar ve böylece pıhtılaşma oluşabilir. Bu durum mevcut memenin aniden büyüyerek serleşmesine ve şiddetli ağrıya niçin olur. Basur, anüs çevresinde şiddetli kaşıntıya niçin olabilir. Ama daima kaşıntının tek nedeni basur değildir. Anal bölgedeki deri problemleri ve bağırsak parazitleri de anüste kaşıntıya sebep olabilir. Hemoroid hastalarında görülen bir öteki belirti ise nadiren de olsa dışkı kaçırma ve anüsten gelen ve iç çamaşırı ıslatan akıntıdır."

Özellikle başlangıç safhasındaki mayasıl rahatsızlıklarının cerrahi çare gerektirmediğini bildiren Gökbayır, şöyle devam etti:

"Bu safhada, varsa kabızlığın perhiz ve ilaçlarla ortadan kaldırılması, düzenli tuvalet alışkanlığının edinilmesi sağlanır. Keza ağızdan alınacak toplardamar duvarı güçlendirici ilaçlar ve anüs bölgesine yerel olarak uygulanacak pomad, fitil türü ilaçlarla tedavi uygulanır. Medikal çare ile avantaj görmeyen hastalar içinse lazer, lastik bant ile boğma, anal alan atardamarın bağlanması, stapler hemoroidektomi ve alışılmış cerrahi yöntemlerin içinde bulunduğu geniş bir çare yöntemi yelpazesi mevcuttur."

- "TEDAVİDE VAKİT KAYBEDİLMEMELİ"

Genel Cerrahi Uzmanı Gökbayır, çare aşamasında en kayda değer olanın hastaya yararlı olacak ve operasyon ardından hastaya minimum sıkıntı verecek yöntemin dürüst tespit edilmesi olduğunu açıklama etti.

Hasta açısından daha az sıkıntıya yol açacak diye beceriksiz bir tedavi yönteminin kullanılması ileride hastaya daha pozitif sorun çıkarabileceğini aktaran Gökbayır, "Hastanın yapması gereken, şikayetlerin başlangıcında mutlaka alanında deneyimli bir genel cerrahi uzmanına tetkik olarak, içten tanının konmasını sağlamaktır." ifadesini kullandı.

Gökbayır, hastanın önerilen tedaviyi zaman kaybetmeden olması gerektiğine dikkati çekerek, aksi taktirde hastalığın ilerledikçe tedavisi ve ardından büyüyen süreçlerin daha zorlu olacağına sinyâl etti.

Açıklayıcı bir şekilde Haberin detayları ve genel bilgisi verildi. Kaynak takip edilmektedir, yeni bilgiler geldiğinde hemen anlık güncellenecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum